21 Kasım 2011 Pazartesi

bir kadın binbir saç

Bir kadın binbir kafa .. Çok alışığım aaa duygu sende bir değişiklik var denmesine .. Neden acaba ?
Biz kadınlar seviyoruz saçlarımızı. Sevgimizi, arzularımızı, inançlarımızı, korkularımızı, mutluluğumuzu, hırslarımızı, inatçılığımızı, ökfelerimizi ve daha bir sürü duygu'yu saçlardaki oyunlarımızla simgeliyoruz ..
İşte bazı dönemlerin ki hepsi yakın geçmiş aslında saç-duygu ilişkileri ..










16 Kasım 2011 Çarşamba

Ne zaman nereye gitmeli ?

Doğru zamanda , Doğru Yerde misiniz ?

v Akdeniz: Nisan-Ekim arası
v Alaska: Haziran-Eylül arası
v Amazon: Aralık-Mart arası
v Amerika (doğu sahili): Mayıs-Ekim arası
v Antarktika: Kasım-Şubat arası
v Avustralya-Yeni Zelanda: Aralık-Şubat arası
v Bahamalar: Aralık-Mayıs arası
v Baltık: Nisan-Eylül arası
v Bermuda: Mayıs-Kasım arası
v Britanya: Mayıs-Eylül arası
v Güney Amerika: Ekim-Mart arası
v Güney Pasifik: Nisan-Eylül arası
v Hawaii: 12 ay
v Kanada: Ağustos-Ekim arası
v Karadeniz: Nisan-Ağustos arası
v Karayipler: Aralık-Mayıs arası
v Kanarya Adaları: Ağustos-Mayıs arası
v Kuzey Avrupa: Haziran-Eylül arası
v Meksika Rivierası(Amerika batı sahili): Kasım-Mart arası
v Norveç Fiyortları: Haziran-Ağustos arası
v Panama Kanalı: Eylül-Mayıs arası
v Tahiti: 12 ay
v Uzakdoğu: Ekim-Mart arası
v Yunan adaları: Eylül-Kasım arası







14 Kasım 2011 Pazartesi

Kuzeyin Başkenti'in Mahalleleri Hutong'lar

Yoktum uzun süre; Çin'e gittim. Once Pekin'e yani Beijing ; Bei Kuzey demek; Jing'de Başkent yani Kuzeydeki Başkent ile başladık tura..

Seviyorum bu mesleği; zorlukları olsa da geziyorsunuz , sadece yeni yerler değil yeni insanlar tanıyorsunuz; yeni hayatlar yaratabiliyor, yeni başlangıçlar yapabilecek kıvama gelip yeni sonuçlar doğurabiliyorsunuz. Derler ya uzak kal biraz diye; bendeki de öyle oluyor işte; arada uzaklaşıp, kaçmak iyi geliyor.

Beijing; tarihi ve kültürel zenginliği ile hala ön planda ama maalesef günden güne Çin olmaktan uzaklaşıyor, bu şehire ilk 2000 yılında gelmiştim; o zamanlarda ki Pekin'den eser yok ; arabalar, gökdeleler, restaurantlar, insanları bile hatta yüzde yüz değişmiş ; nerede o Red Red China ? Hala Kırmızı hakim belki ama artık burası da kocaman bir metropol ; globalleşme etkisiyle yepyeni bir şehir; güzel mi evet ama eski hali daha cazipti tabii.
Pekin'de en çok Hutong'ları gezmeyi seviyorum yani o dapdaracık Çin olmaktan vazgeçmemiş sokakları; turistik olarak gezerseniz hemen bisikletçiler geliyor; arkada iki kişilik koltugu olan Çin'e özel bisikletlerle bu sokakların arasında dolaşıyor sonunda bir Çin'linin evini geziyorsunuz.


Sokakta pijamalarıyla yürüyenler, tuvalet için gece alakasız saatlerde sokaklara çıkanlar ki çoğu ev ortak tuvalet kullanıyor hala; çocuklarını bu sokaklardan toplayanlar avaz avaz bağıra çağıra; çamaşır asanlar hem de kulot sutyen demeden takım halde; her yerde bayrak bayrak ipek olduğunu sandığım yorganlar , içten, sıcak sokaklar ..


Çin'in Mahalleleri bunlar ..

İnsanın dünyanın her köşesinde bir mahallesi olsa dedirten Hutong'lar işte.








1 Kasım 2011 Salı

çember

Başka türlü bir şey ; çok daha tatlı :)

Elleri yorgun; kalbi ve beyni rahat  ..

Çember'in dışında kalmış ; Komik :)

Kendin içindeyken kafan dışındaysa ..



30 Ekim 2011 Pazar

kendin gibi 1 saat

Bugün 30 Ekim 2011; 1 saat geri alıyoruz saatlerimizi.
Yani sabah saat 04.00'te artık 03.00 olacak.

Çok heyecanlanıyorum; kış saati uygulamalarında öncelikle 1 saat daha fazla uyuyacağım;
bu niye öncelikle çünkü akla ilk gelen bu ama beni daha da çok heyecanlandıran bir düşünce var; o geri aldığımız 1 saati tekrar yaşayacak olmamız..

O son bir saatte neyi nasıl yapmıştık ve aslında nasıl yapmak isterdik. Bunu her yıl denemek isterim; o aynı bir saati tekrar yaşamak; aynı içkiyi içmek; aynı insanla aynı masada oturmak ; aynı konuyu konuşmak; aynı anda saate bakmak; aynı anda tuvalete gitmek vb.

Düşünmeden yaşıyoruz ya bazen; o geri alacağımız son bir saati düşünerek yaşasak acaba neleri değiştirirdik?

Ben hep değiştirmekten söz ediyorum; belki de yine apaynı yaşamak isteyenler ya da yaşayabilecekler de vardır; ben istesem de sanırım apaynı olamazdı.

Nereden nereye geldim yine; bu son bir saatin geri alınmasından, değiştirmek isteyebilecekklerimize. Aslında yok da değiştirmek istediğim herhangi bir şey; daha çok şey sığdırmak istediklerim var; yaşayamadıklarım yani; onları denemek isterdim bu yepyeni saatte..

Değiştirebilecek de olsam şimdiki ben olamazdım, bu Duygu'yu bulamazdım; dolayısıyla şu son bir saatlerin kıymetini bilmeli insan..

Herkese kendi gibi yaşayacağı bir saat diliyorum; geri alınacak birazdan o saat ve ben deniyor olacağım ; size de tavsiye ederim.


29 Ekim 2011 Cumartesi

Cumhuriyeti Kutluyoruz

İzmir'de bugün Cumhuriyet bayramımızı kutladık; kutlamalar devam de ediyor.. Barlar gece kulüpleri; Cumhuriyet'in 88. yılı özel kutlaması adı altında programlar yapmış bile..

Anlam veremiyorum; ilişki kuramıyorum konunun bu boyuta gelmesine; bizler bir arkadasımın da söylediği gibi dedelerimizin savaşarak; babalarımızın koruyarak sahip olduğumuz cumhriyetimizi niye kutlayamayalım ?

Kızım bile bugünü iple çekiyordu; askerler yürüyecek mi, uçaklar geçecek mi, fener alayı olacak mı diye; bu yıl daha şamatasız geçmiş de olsa eminim seneye yine kutlamaları dört gözle bekleyecek ..

Tüm Türkiye'min Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun ..



26 Ekim 2011 Çarşamba

DuyGURU -1- XYZ..

Bu aralar, seyahat danışmanlığından öte ilişki danışmanlığı yapar oldum. Kelin merhemi olsa misali düşünüyor olabilirsiniz beni yakından tanıyorsanız :) Ama yanılıyor olabilirsiniz ; benden daha uygun bir ilişki danışmanı tanımıyorum, özellikle bu aralar..

O kadar çok kişi sadece arkadaşlarım da değil; anlatıp; sence ? sorusunu sorar oldu ki; ben de birden bire
bu işin içerisinde buldum kendimi.

Sanırım işin sırrı sorugulamıyor olmam da; kimseye niye böyle dedin niye böyle yaptın; niye o ; ne alaka demiyorum. Çok da keyifli bir durum değil aslında bu, çünkü insanlar genelde sorun yaşıyorsa bana gelip anlatıyor; çok az insan var "Duygu, çok mutluyum iyi ki karşıma Ali çıktı; iyi ki onlayım iyi ki karşılaşmışız" diyen..

Neyse elimden geldiğince aşk'ı var etmeye çalışıyorum..

Bu durumları dinledikçe aslında hoşuma da gidiyor , deneyim de sahibi oluyorum ; bir şeyleri yaşamasam da onlara yaklaşıyorum.. Şunu anlamaya çalışıyorum; o kadar farklı insan var ki; herkesin arzusu; beklentisi; istekleri farklı; ya diyorum keske X ile Y birlikte olmasa da Z ile olsa X; Y'ye de B daha uygun vs.
Ama işte gönül bu ; işin sırrı da burda ..

Matematik gibi baktığınız zaman olaya aslında çözüm kolay; ve var; ama kısmet işte :)




17 Ekim 2011 Pazartesi

Happy Birthday Sineeeeeem

Çok önce söz verdim bu resimleri yollayacagima ; sonra uzerinden neredeyse bir yıl geçince; sinem'e sürpriz olsun bloglansın o özel yasgünü diye düşündüm; hadi bakalım :

Ne zor bir aksamdı benim için; B. bilir, yaş günü öncesi CoffeeCo buluşması ve son dosyaların açılıp temizlenmeye, düzenlenmeye en önemlisi kurgudan çıkarılıp sonuçlandırılmaya çalışılması .. O gece Dalya evde , yine az çok hasta, kafamda bir sürü alaca karanlık hikayeleri, geceler hep uzun ve nemli, gündüzler kısa ve hareketli :) ..

Sinem o kadar özeldir ; güzeldir ; bir'dir ki Duygu kendine gelir :) ve hemen taksiye atlanır; cunku Başak ile kendisi o gece için 10 punto ince topuk sansasyonel ayakkabılar giymiştir ve 500 metreyi bile yürüyemezler.. Zaten Sinem de öyle sever ;)

Evet hemen yanda Mustafa ve Sinem cifti var; güzel karısı için çok özenmişti Mustafa o akşam.. Herşey de çok güzel ve keyifliydi..
Vodka Vodka Vodka.. Mojito Mojito.. Şampanya ; sonrasında masada ne kaldıysa ..
İçerde caz vardı ve sanırım müziği duyamıyorduk kendi gırgır şamatamızdan.
Buyrun aşağıda da "go girl!!! Sinem; Mustafa o ne bakış bırak hatun içsin..


 O gece Mac'siz çıkılır mı Sinem'cim:))) Hemen el atılır; birthday girl boyanır ..









15 Ekim 2011 Cumartesi

bensiz!!! Ingenue:)

kendini uzağa yolla ; kaybedecek hiç bir şeyin yokken..

Bu gece muhteşem sayılabilecek bir Klasik muzik konserinin ardından ; hem de muhteşem bir yerden şansım üzerine desem çok mu ukalaca kalacak?

Hem de daha bitmedi; sıfır enerji ile doluyken; hem de konser sırasında 14 kere sms gelmiş desem ..
Tek çözüm deniz kenarı olmuş bir kere ; aklıma gelen tek yer ise Konak Pier; klasik; aynı "Great Expectations" filmindeki gibi ; camı aç; üç adım at ve denizle yüzyüze gel.. İstanbul'Luyu da alıştır bu mekanalara :) Sanki O'nda hiç depresyon yokken ...

Güzel bir şarap, yine risotto porcini mantarlı ve tappas @ Konak Pier bunu azıcık düzeltebildi..

Denizin dibindeydim dile kolay ..
Unutturdu Konak bana tum bunları kısa bir süreliğine de olsa;biraz dönebildim kendime..


Eski bir telefon sesi; hadi bakalım geceye akalım dedirtti.. Hiç aklımda ve planda yokken. Sohbet o kadar güzeldi ki ; her zaman güzeldir akıllı biri, senden daha zeki birini bulmuşken karşında. En önemlisi seni dinleyen birini bulmuşken..

"Like a friend" denir ya arkadaştan da öte bazen; gak desen anlar bu tipler, neyse kalktık ! bir guzel araba da kullandı bu duygu kadın..

Yolda karşılaşıldı.. Heyyyyy herkes bibirini tanıyor aslen :) ama tekrar tanışmak pek de güzel .. gizem.. oyunlar gelsin; sahneye çıktık bir kere! Ağırdan alalım ; kimse öne çıkamasın ; hepimizin ayrı bir karizması, ayrı bir noktası var sonucta, herkes kendi mastürbasyonunu tamamlasın bir kere ..














Jackie Brown

Once I went to a movie called Jackie Brown

Then I realized the importance of a person in my life; still  do remember ..

Mr Jackie; Brown..

Dearest;

I know and believe now that I've never seen such a lover ..
If I have to tell the truth .. I did fail ; failed with the calculus of love vs power..
Was powerless; had to be powerless next to such a love .. Can't you see was just
a little non-rescued heart?